Japonya yönetim kurul başkanı

By Yasuhiro Ikuta
İşaretleri kullanın, tanrı nimetini verecektir. 

Yönetim çalışanlarını geliştirmeye ve özen göstermeye kendini adamıştır.  Örgüt kültürü karşılıklı güven üzerine inşa edilmiştir. 
%90'lık bir yurtiçi satış payına sahip olan önemli "uzatılmış bakır taşlama donanımları" üreticilerinden olan, IKUTA SANKIKOGYO Ltd. Şti. aynı zamanda yurt dışında da oldukça tanınmıştır. Çalışanların kendi kararlarını verdikleri ve her şey için ona danışma ihtiyacı duymadıklarını belirten, şirketin şu anki CEO'su olan Yasuhiro Ikuta ile konuştuk. Çalışanlarının inisiyatif alma ve örgüt kültürünün prensipleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olduk.
Mr. Yasuhiro Ikuta - IKUTA SANKIKOGYO Ltd. Şti CEO'su 
Ikuta 1961 yılında Kyoto şehrinde doğmuştur. Üniversiteden mezun olduktan sonra eğitimine Amerika'da St. Thomas Üniversitesi'nde Ekonomi bölümünde devam etmiş. Ishida Ltd. Şti. de çalıştıktan sonra, 1989 yılında IKUTA SANKIKOGYO Ltd. Şti.'de çalışmaya başladı. Ailesinden devir aldıktan sonra, 1999 yılından bu yana şimdiki görevinde bulunmaktadır.  Aynı zamanda Kyoto Nihon Dokeikai Genel Birleşmiş Derneği Sekreter yardımcısı ve Moraloji Enstitüsü'nün kayıtlı bir üyesidir.  Şirket 1919 yılında kurulmuş ve 1953 yılında anonimleşmiştir. 63 çalışan ve 20 milyon YEN'lik kurumsal sermaye ile metal işleme hatları geliştirme ve satış işini büyüttü. KYOWIND Ltd. Şti ve IKUTA Suzhou Makine Mühendisliği Ltd. Şti Çin'de bağlı şirketlerdir. 
Proaktif Çalışanlar
Ikuta Bey ile şirketinin iç pazardaki hisselerinin çoğunluğu hakkında konuştuk.
Ikuta:
Yarım yüzyılı aşkın bir süredir elektronik cihazlar için gerekli bakır ve bakır alaşımlı malzemeler ile parça üreticileri için çözümler sunmaktayız. Dünya'da bakır taşlama donanımları için 3'ü bir arada teknolojisini sağlayan tek şirketiz. Bunun sayesinde yurtiçi ve yurtdışında son derece tanınmış bir şirket olduk ve 60 üyeden oluşan, Türkiye, Almanya ve Bulgaristan'dan sayısız sipariş alan bir anonim şirketi haline geldik. Tam şu anda konuşurken bazı genç üyelerimiz iş için Çin'deler.
[Dünyaca ünlü bu teknolojinin kökeni nedir?]
Ikuta: Sanırım bu bizim her bir proaktif çalışanımızın çok çalışmasına bağlı. İşlerini yaparken her zaman büyük bir sorumluluk aldıklarının farkındadırlar ve teknolojide devrim sağlamak için çaba gösterirler. Sürekli yeteneklerini geliştirmek için, günlük rapor prensibimiz vardır. Her departmandaki grup mail sistemiyle, birbirimizin gelişimini paylaşıp bilgilendiririz. Bu, çalışanlarımın günlük olarak gelişimini görme ve yönetmemi sağlar. Bir problem olduğunda ya da her hangi bir çözüm yolu sunulması gerektiğinde, konuların büyük bir çoğunluğu departmanın içinde çözülüyordu ve aynı zamanda takımın gerekli becerilerinin devamı için bu durum gerekliydi.Beş yıl öncesine kadar, ben iş gezisindeyken belirli sorunların çözümü için ne yapmaları gerektiğini soran çalışanlarımdan telefonlar gelirdi. Şimdi öyle telefon aramaları olmuyor. Sanırım bunun sebebi iletişimde güvenilir bir çalışma ortamı ve birbirimize duyduğumuz güven. Şirketimizde benim bilgisizliğimden ve güvensizliğimden kaynaklanan gergin ve tatsız bir şirket atmosferi olduğu zamanlar da vardı.
[Peki Nasıl?] 
Ikuta: Babam her şeyi kendini ispatlayarak yaptı. Çok tecrübeliydi, işiyle ve şirketle ilgili her şeyi bilirdi. Onun gibi değildim, işle ilgili çok şey bilmiyordum ve tecrübelerim hala  sınırlıydı. Bu şartlar altında, ben babamın selefi olarak bir şeyleri kanıtlamak adına babamın takip ettim. Eminim çalışanlar, 15 yıl önce annem ve babam arka arkaya vefat ettikten sonra huzursuzdu ve ben şirketin selefi olmuştum. Ben üçüncü nesil liderdim ve bu her zaman çatışma getirdi. Eminim çalışanların benim yetkinliğimle ilgili şüpheleri vardı. Böyle bir ortamda, bu işin üstesinden gelmeyi başardım ve Çin'de yeni bir pazara açıldım. Ne yazık ki aynı zamanda 150 Milyon Yen'lik bir açık oluştu. Eminim babam bu engeli aşardı fakat bu durum beni kesinlikle aştı. Babamın biriktirdiği şirket içi rezerv sermayesini kullanmak zorunda kaldım ve takip eden yılda yönetici ücretleri, mesailer, maaş zamları kesilmişti. Şirket ortamı çok kötü haldeydi. Hala benim çalışanlarla aramda güvenin tesis edilmediği bir zamandı. Eminim ki, ne düşündüğüm hakkında hiç bir fikirleri yoktu ve çok endişelilerdi. 
Zorluğun üstesinden gelmek ve Örgüt Kültürümüzü Oluşturmak  [Bu sorunun nasıl üstesinden geldiniz?] 
Ikuta: Tamda o sıralarda, Moraloji İşletmecilik Enstitüsü eski başkanı Akinori Meguro bey ile tanışma fırsatı yakaladım. Moraloji İşletmecilik Enstitüsünde okuyan büyüklerimden birisi, beni Sayın Meguro'nun da bulunacağı bir seminere davet etti. Gittim ve ondan  ümitsizce bize yardım etmesini istedim. Bir yıl boyunca, Sayın Meguro başkan yardımcısı olarak ayda bir kez ofisimize geldi ve rutin dışında bize yardımcı oldu. Mali raporları görünce "Bana otel ayarlamanıza gerek yok, bir Japon şiltesi getirin" dedi ve bize rehberlik ettiği süre boyunca ofiste kaldı. O bize, daha önce sadece başkanın erişebileceği mali tablolara erişebilecek, paylaşma metoduna bağlı bir yönetim ekibi kurarak, karı nasıl arttıracağımızı öğretti. Biz aynı zamanda kurumsal prensiplerle ilgili aylık yönetim toplantıları ve yıllık sunumları yürürlüğe koyduk. 
[Siz tekrar ayağa kalmak için yoğun bir şekilde çalışırken, ofisin atmosferinde az da olsa bir gelişme oldu mu?] 
Ikuta: Bu o kadar kolay değildi. Benim sorunum bana yetiyordu. Çalışanlarla meşgul olacak kapasiteye sahip değildim. Bu şirkette bir gelecek gördüklerini sanmıyordum. Hatta genç çalışanlarımızdan bazıları bir araya gelip bizi greve gitmekle tehdit bile etti. Biz bu durumun bir şekilde üstesinden geldik, fakat tam o sırada yönetim ekibinde çalışanlarımızdan bir tanesi "Babanızın onuru için, sizin yanınızda olacağız" dedi. Tam o anda anladım. Babam diktatör bir lider değildi, onun çalışanları ile derin ve şerefli bir güven bağı vardı. Geriye baktığımda babam ve onun babası çalışanlarına çok fazla değer vermiş ve onları el üstünde tutmuşlar. Ben, 3üncü nesil selef olarak, ne yapabileceğimi çok ve uzunca bir süre kendi kendime düşündüm. Moraloji Enstitüsünde ki bir konferansı hatırladım: Toprağın altındaki köklerin desteği sayesinde büyüyen ulu bir ağaç. Şirketin köklerini anlamak için şirketin tarihini tekrardan öğrenmem ve kuruluşundan beri bu şirketin nelere önem verdiğini tekrardan değerlendirmem gerekiyordu.
[Şirket için neler önemli olmuştu?] 
Ikuta: Bizim örgüt felsefemiz [İşaretleri kullanın, tanrı nimetini verecektir] Bu kelimeler, her çalışanın işi esnasında insanın ve cennetin misyonunun, eşsiz bir hayatı yaşama isteğinin ve insanın büyüme ve gelişmesini başarmanın farkına varması umuduyla doludur. Yani temelde çalışanlar için rahat ve güvenli bir çalışma ortamı oluşturmak anlamına gelir. Bütün çabamı her bir çalışanımla bu şeref ve güveni tesis edebilmek için kullandım ki bu güvenli ortamı sağlayıp geliştirebileyim. Onlarla iletişim kurmak ve iyi bir ilişki sürdürmek için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Aylık sabah toplantılarımızda çalışanlarımızın ve ailelerinin doğum günlerini kutlarız. El yazısı bir kart ya da bir doğum günü pastası gönderirim. Her seferinde farklı olur fakat ben elimden gelen neyse yaparım.  Yavaş ama emin adımlarla, ilişkilerimi güçlendirdim ve onların güvenini kazanmayı başardım. 
Örgüt felsefesine dayalı yeni yollar oluşturmak 

[Çalışanlarınızla aranızda artık iyi bir güven bağı olduğunu görüyorum?] 
Ikuta: Önce herkes kapalı bir kutuydu. Firmamızın atmosferi artık çok daha açık ve insanlar kendi görüşlerini ifade etmekten çekinmiyor. Yaklaşık iki yıldan beri şirket yönetiminin 5 üyesi, yönetim toplantılarında yer alıyor. Bazen çok sertler, ama ben alçakgönüllülükle onların sözlerini dinliyorum ve gerçek fikirlerini duyabildiğim için kesinlikle minnettarım. Böyle olunca, onlar şirketin mali olarak nerede olduğu konusunun daha fazla bilgi sahibi oluyorlar ve daha yüksek gelir stratejilerinde daha aktif rol oynuyorlar. İdari yönü daha engelsiz hale geliyor ve biz de takım olarak daha güçlü çalışan bir örgüt yaratmış oluyoruz. Departmanlar arasındaki duvarlar kaldırıldı ve hep beraber çalışıyoruz. Bu rahatlatıcı bir durum. Müşterileri ziyarete teknisyenler satış temsilcileri ile beraber gidecekler, böylece onların ihtiyaçlarını doğrudan dinleyebilecekler. Tırnak içinde kalan konular daha çabuk söylenebilecek ve iletişim daha sorunsuz hala gelebilecek. Bu şirketin 3üncü selefi olarak, bu örgütün felsefesine kulak vermeliyim. Kurumumuzun ruhu, temel ilkeleri ve eylem gündemi? Bunlar sadece bir felsefenin kelimeleri, fakat çalışanlarıma sabah toplantılarım esnasında bu fikirlerin arkasındaki anlamları göstermek  adına çaba sarf ediyorum ki özümüzü asla kaybetmeyelim. Çalışma verimi, Ikuta Bey'in 3S felsefesini uygulamaya başlamasından sonra arttı. (Sürat, Basit, Ahenk) [Speed, Simple, Symphony]  
YASUHIRO IKUTA'NIN YORUMU 
Türkiye ve Japonya arasındaki dostluk oldukça derin ve uzun bir tarihe dayanıyor.  Kushimoto dışında, Wakayama körfezinde 1890 yılında yaşanan Ertuğrul Firkateyni kazasının enkazını ve iyiliğin karşılığı olarak İran-Irak savaşı sırasında Japonların Tahran’dan kurtarılmasını şüphesiz hatırlıyorum.Uzun zaman önce öğrendiğim bu tarihe rağmen Japonya’dan oldukça uzak olan Türkiye’yi ziyaret etme şansım olmamıştı, bu da kafamda Avrupa ve Asya’nın birleştiği bu ülkeyi sürekli hayal etmekten kendimi alıkoyamama sebep oldu. Ancak, IKUTA 2010 yılından itibaren Türk bakır materyal şirketlerine ziyaretlerde bulunma şansını yakaladı ve yüzyıllık bir üretim tarihi bulunan IKUTA’nın Türk endüstriyel modernizasyonuna katkı sağlayabileceği kanaatine ulaştı.Aklımızda üretim, insan yetiştirmeyle bağlantılıdır. Başka bir deyişle, iyi yetişmemiş bir insan iyi ürünler üretemez. Şu anda herhangi bir tereddüdümüz olmadan, IKUTA 2015 yılı sonunda İstanbul’da “IKUTA Makineyi” kurmaya hazırdır. Gelecekte, Türkiye’deki kökleri sayesinde uluslararası bir şirket olacak IKUTA MAKİNE, sadece Türkiye’de değil aynı zamanda bütün dünyada yaygın bir biçimde kullanılacaktır.